Adli Kontrol Kararı Nedir? Şartları, Süresi ve İtiraz Yolu (2026)

Adli Kontrol Kararı Nedir? Nasıl İtiraz edilir?

Av. Mehmet Buğra Anıl

10/12/20234 min oku

Adli Kontrol Kararı Nedir? Şartları, Süresi ve İtiraz Yolu (2026)

Adli kontrol kararı, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında, şüpheli veya sanığın tutuklanmasına alternatif olarak uygulanan bir koruma tedbiridir. Bu tedbir ile kişi cezaevine konulmadan, belirli yükümlülüklere tabi tutularak yargılama sürecinin yürütülmesi amaçlanır.

Bu yazıda; adli kontrol kararının ne olduğu, hangi şartlarda verildiği, ne kadar süreyle uygulanabileceği ve adli kontrol kararına nasıl itiraz edileceği açık ve güncel mevzuat çerçevesinde ele alınmaktadır.

Adli Kontrol Kararı Nedir?

Adli kontrol kararı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca, şüpheli veya sanığın tutuklanması yerine uygulanan bir adli tedbirdir. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında uygulanabilir. Mahkeme veya hâkim, kişinin kaçmasını veya delilleri karartmasını önlemek amacıyla, özgürlüğünü tamamen kısıtlamadan belirli yükümlülükler getirerek adli kontrol kararı verebilir. Bu tedbir, tutuklamaya göre daha hafif bir koruma önlemi olarak uygulanır.

Adli Kontrol Kararının Şartları Nelerdir?

Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre adli kontrol kararı verilebilmesi için, şüpheli veya sanık hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığı ve tutuklama nedenlerinin bulunması gerekir. Ancak hâkim, tutuklamanın ölçüsüz olacağı kanaatine varırsa, tutuklama yerine adli kontrol uygulanmasına karar verebilir.

Adli kontrol kararı, özellikle kaçma şüphesinin bulunması, delilleri karartma ihtimali veya yargılamanın sağlıklı yürütülmesinin güvence altına alınması amacıyla uygulanır. Hâkim, somut olayın özelliklerine göre adli kontrolün gerekli ve yeterli olup olmadığını değerlendirir.

Adli Kontrol Tedbirleri Nelerdir?

  • Yurt dışına çıkış yasağı

  • Belirli yerlere başvurma (imza yükümlülüğü)

  • Belirli kişi veya kişilerle görüşmeme

  • Taşıt kullanma yasağı

  • Güvence bedeli (kefalet) yatırılması

  • Silah bulundurmama veya taşıma yasağı

  • Tedavi veya muayene tedbirleri

  • Konutu terk etmeme (ev hapsi)

Yurt Dışına Çıkış Yasağı Nedir?

Yurt dışına çıkış yasağı, adli kontrol kapsamında şüpheli veya sanığın ülke dışına çıkmasının geçici olarak engellenmesidir. Bu tedbirin amacı, kişinin kaçmasını önlemek ve yargılamanın sağlıklı şekilde yürütülmesini güvence altına almaktır. Uygulamada en sık başvurulan adli kontrol tedbirlerinden biridir.

Yurt dışına çıkış yasağı, somut olayın koşullarına göre hâkim tarafından verilir ve süresiz değildir. Yargılama sürecinde şartların değişmesi hâlinde, bu tedbirin kaldırılması veya hafifletilmesi mümkündür. Özellikle kaçma şüphesinin ortadan kalkması durumunda, adli kontrol kararının gözden geçirilmesi talep edilebilir.

Adli Kontrolde İmza Yükümlülüğü Nedir?

Adli kontrolde imza yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın belirli aralıklarla kolluk birimine veya belirlenen kuruma giderek imza atmasını ifade eder. Bu tedbirin amacı, kişinin denetim altında tutulmasını sağlamak ve yargılamadan kaçmasını önlemektir. Uygulamada genellikle haftada bir veya daha sık olacak şekilde imza yükümlülüğü getirilmektedir.

İmza yükümlülüğünün sıklığı ve süresi, dosyanın niteliğine ve kişinin kişisel durumuna göre hâkim tarafından belirlenir. İmza yükümlülüğünün mazeretsiz olarak ihlal edilmesi, adli kontrol tedbirinin ağırlaştırılmasına veya tutuklama kararı verilmesine yol açabilir. Bu nedenle imza yükümlülüğüne eksiksiz uyulması büyük önem taşır.

Güvence Bedeli (Kefalet) Nedir?

Güvence bedeli (kefalet), adli kontrol kapsamında şüpheli veya sanığın belirli bir miktar parayı devlet hazinesine yatırmasını ifade eden bir tedbirdir. Bu tedbirin amacı, kişinin yargılama sürecinde yükümlülüklerine uymasını sağlamak ve kaçma riskini ortadan kaldırmaktır. Güvence bedeli, tutuklamaya alternatif olarak uygulanan mali nitelikte bir adli kontrol önlemidir.

Güvence bedeli, yargılama süreci sonunda adli kontrol şartlarına uygun davranılması hâlinde kişiye iade edilir. Ancak adli kontrol yükümlülüklerinin ihlal edilmesi durumunda, yatırılan güvence bedelinin tamamı veya bir kısmı hazineye gelir kaydedilebilir. Bu nedenle kefalet tedbiri, ciddi sonuçlar doğurabilen bir adli kontrol uygulamasıdır.

Adli Kontrol Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Adli kontrol kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren itiraz yoluna başvurulması mümkündür. İtiraz, kararı veren hâkimliğe veya bir üst merciye sunulacak dilekçe ile yapılır. İtiraz dilekçesinde, adli kontrol tedbirinin ölçüsüz olduğu, tutuklama yerine uygulanan tedbirin artık gerekliliğini yitirdiği veya somut olayla orantısız olduğu hususları açıkça belirtilmelidir.

Uygulamada, özellikle yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü ve kefalet gibi adli kontrol tedbirlerine yapılan itirazlar, dosya kapsamı ve şüphelinin kişisel durumu dikkate alınarak değerlendirilmektedir. Adli kontrol kararının kaldırılması veya hafifletilmesi, mahkemenin takdirindedir.

Adli Kontrol Hakkında Sık Sorulan Sorular

Adli kontrol kararı tutuklama sayılır mı?

Hayır. Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanan bir koruma tedbiridir ve kişinin cezaevine konulmasını içermez.

Adli kontrol kararı ne kadar sürer?

Adli kontrol kararı süresiz değildir. Yargılama sürecinde belirli aralıklarla değerlendirilir ve şartların değişmesi hâlinde kaldırılabilir.

Adli kontrol kararı her zaman tutuklamaya çevrilir mi?

Hayır. Ancak adli kontrol yükümlülüklerinin ihlali hâlinde, hâkim tarafından tutuklama kararı verilebilir.

Adli kontrol kararı, özgürlüğü doğrudan etkileyen ciddi bir tedbirdir. Bu nedenle itiraz ve kaldırma sürecinin doğru şekilde yürütülmesi büyük önem taşır. Adli kontrol kararına itiraz veya kaldırma talebi konusunda hukuki destek almak için Av. Mehmet Buğra Anıl – Anıl Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.